Arşiv 30 Ocak 2019

Sinema Kanunu Resmi Gazete’de

Milli kültürün uluslararası tanıtımına katkı sağlar nitelikte olan dizi filmlerin desteklenmesi, sinema sektörünün uluslararası alanda rekabet gücünün artırılması ve Türkiye’nin film üretim merkezlerinden biri haline gelmesi amacı taşıyan kanun Resmi Gazete’de yer aldı.

Kanuna göre, dizi film desteğinin yeni bir destek türü olarak eklenmesi sebebiyle “dizi film” tanımı yapılmasını öngörüyor.

FİLM GÖSTİM ARASI 15 DAKİKAYI AŞMAYACAK

Sinema filmi öncesinde reklamların süresi en fazla 10 dakika, fragman gösterim süresi en az 3, en fazla 5 dakika olacak; sinema filmi gösterim arası 15 dakikayı aşamayacak.
Sinema salonu işletmecileri, sinema biletini içeren abonelik, promosyon, kampanya ve toplu satış faaliyetleri gerçekleştiremeyecek. Bilet ile mısır veya başka bir ürünün satışı birleştirilerek, yapılamayacak.

Sinemacılar Köşk’ e çıktı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sinema sektörü temsilcilerini kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen basına kapalı kabul, 1 saat 10 dakika sürdü.
Kabule, Birol Güven, Şükrü Avşar, Timur Savcı, Cemal Okan, Muzaffer Yıldırım, Çağrı Özeren, Fatih Aksoy, Necati Akpınar, Kerem Çatay, Mehmet Bozdağ, Serdar Öğretici, Raci Şaşmaz, Şahan Gökbakar, Yılmaz Erdoğan, Mahsun Kırmızıgül, Bülent İnal, Burak Özçivit, Oktay Kaynarca, Ata Demirer, Tamer Karadağlı, Şoray Uzun, Demet Akbağ, Onur Tan, Bahadır Özdener, Elif Dağdeviren ve Şükrü Erol Avcı katıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Üyesi Fecir Alptekin de kabulde yer aldı.

Erkan Can’ın ağabeyi ölü bulundu

Ünlü oyuncu ve yapımcı Erkan Can’ın, 74 yaşındaki ağabeyi Ömer Can, Bursa’da yalnız yaşadığı evinde ölü bulundu. Ömer Can’ın şüpheli ölümüyle ilgili polis ve savcılık, soruşturma başlattı.

Sevilen oyuncusu ve yapımcı Erkan Can’ın ağabeyi Ömer Can, öğle satlerinde evinde ölü bulundu. Yıldırım ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde yalnız yaşayan Ömer Can’dan haber alamayan komşuları, bahçe kapısının açık olduğunu görüp içeri girdi. Ömer Can’ın hareketsiz yattığını gören komşular, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. Eve gelen sağlık ekipleri, 3 çocuk babası Ömer Can’ın hayatını kaybettiğini tespit etti. Olay yerine gelen polis ekipleri ve Cumhuriyet savcısı, evde detaylı inceleme yaptı. İncelemenin ardından Can’ın cansız bedeni, ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.

Ömer Can’ın komşularından Mehmet Çolak, ”Mahalleli tarafından çok sevilen biri. Dün birlikte çay içtik. Kendini iyi hissetmediğini söyledi” dedi. Komşuları, oyuncu Erkan Can’ın özel günlerde gelerek ağabeyi Ömer Can’ı ziyaret ettiğini belirtti. Ömer Can’ın şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı

Adli kontrol şartı kalktı

Müjdat Gezen, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla, sabah saatlerinde oyuncu Metin Akpınar ile beraber ifadeye çağrılmıştı.

HER HAFTA İMZA ATIYORDU

İfadenin ardından Müjdat Gezen hakkında adli kontrol kararı alınmıştı. Müjdat Gezen, ifade vermek için her hafta adliyeye gelerek imza veriyordu.

“ARTIK GİTMEYECEK”
Bugün Müjdat Gezen’in avukatı Celal Ülgen bir açıklama yaptı. Ülgen, “Anadolu Cumhuriyet Savcılığı, talebimiz doğrultusunda Müjdat Gezen’in adli kontrol kararını kaldırdı. Yani artık Müjdat Gezen karakola imza vermeye gitmeyecek.”ifadelerini kullandı.

Ayşen Gruda hayatını kaybetti

Bir süredir yoğun bakımda tedavisi devam eden Türk tiyatro ve sinema oyuncusu 74 yaşındaki Ayşen Gruda, 13.45’ te hayatını kaybetti. Ünlü sanatçının ölüm haberinin ardından sanatçı dostları Ayşen Gruda hakkında duygularını anlattılar… Ayşen Gruda’nın bir süredir yoğun bakımda tedavisi sürüyordu.

Ayşen Gruda, 30 Kasım 1945’te Erman Ailesi’nin ortanca kızı olarak İstanbul Yeşilköy’de Osmanlı zamanında karargâh olarak kullanılan bir köşkte doğdu.

Babası kara tren makinistiydi. Komedi yeteneği, çocuk yaşta Yeşilköy’deki evlerinde Ermeni komşularının taklidini yaparken ailesi tarafından keşfedildi. Lise ikiye giderken babası vefat etti. Geçim sıkıntısı yüzünden okulu bırakıp çalışmaya başladı.

Ayşen Gruda, Tevfik Bilge’nin turne tiyatrosunda profesyonel oyunculuğa başladı. İlk rolü 1962 yılında “Kongre Eğleniyor” adlı vodvilde küçük bir hizmetçi rolü idi. 1977 yılında 16 senelik tiyatro hayatından sonra televizyonda bir eğlence programı içinde yayınlanan skeçte canlandırdığı “Domates Güzeli Nahide Şerbet” karakterinden sonra herkes tarafından tanındı.

Ayşen Erman, Ankara Meydan Sahnesi’nde tiyatro oyuncusu Yılmaz Gruda ile tanışıp evlendi. Kızları Elvan doğunca Ayşen Gruda bir süre tiyatroya ara verdi. Bu evlilik uzun sürmedi. Ayşen Gruda, Yılmaz Gruda’dan boşandıktan sonra da soyadını kullanmayı sürdürdü.

Ayşen Gruda daha sonra yakın dostu Adile Naşit’le birlikte, Ertem Eğilmez filmlerinin çekirdek kadrosunda yer aldı.
Ayşen Gruda “Mum Söndü”, “Deve Kuşu Kabare”, “Hababam Sınıfı Müzikali”, “Yedi Kocalı Hürmüz” gibi kabare ve müzikallerde yer aldı. Tiyatronun yanı sıra da birçok televizyon programında skeçlerde ve dizilerde oyunculuk yaptı. Sinemada “Tosun Paşa”, “Süt Kardeşler”, “Şabanoğlu Şaban”, “Hababan Sınıfı”, “Neşeli Günler” gibi birçok klasikleşmiş Türk sineması örneklerinde oynadı.

2014 yılında senaristliğini ve yönetmenliğini Cem Yılmaz’ın yaptığı “Pek Yakında” adlı sinema filminde Cem Yılmaz, Ozan Güven, Zafer Algöz, Özkan Uğur,Çağlar Çorumlu, Şirincan Çakıroğlu, Tülin Özen ile birlikte rol aldı.

Ahmet Say’dan oğluna destek

ÜNLÜ Piyanist Fazıl Say’ın müzik eleştirmeni babası Ahmet Say, oğlunun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı davet ederek huzurunda konser vermesini destekledi.

Baba Say, konseri sonrasında oğluna yönelik eleştiriler üzerine Hürriyet’e şunları söyledi: “Her zaman barıştan yana olmuşumdur ve kim olursa olsun, barışı savunuyorsa ben ondan yanayım. Fazıl olduğu için değil. Tabii ki Fazıl’ın burada barışı savunması, barışçıl bir tutumda olması, barışçıl bir tavır sergilemesi beni mutlu ediyor. Ben ülkemizde durup dururken karşıtlığın, karşıt görüşte olmanın yersiz olduğunu düşünüyorum. Tabii karşıtlık kim olursa olsun, kavgadan yana olanı bile, barışçı bir el uzatarak kazanmanın mümkün olduğunu düşünüyorum. Kavgaya gerek yok. O biraz ürküyor, ‘Yanlış bir laf gelir, lafımı çeviriverirler’ diye. Haklı olarak düşünüyor böyle şeyleri. Ondan dolayı da beyanat vermekten kaçınıyor olabilir.
Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin Cumhurbaşkanıdır, kimse onu küçümseyemez. Türkiye ne kadar barışçıl bir atmosferde olursa insanlar o kadar rahat olur.”

Devlet Bahçeli: Sanat, siyasetteki sertlikleri yumuşatacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say’ın “Truva Sonatı” adlı eserinin Ankara prömiyerine katılmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Sayın Cumhurbaşkanının Fazıl Say’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesine davet etmesini anlamlı buldum. Sanatın siyasetteki sertlikleri yumuşatacağı, hoşgörü ve muhabbet bağlarını güçlendireceği kanaatindeyim.” dedi.

Bahçeli, parti genel merkezinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, Erdoğan ile ABD’li Senatör Lindsey Graham’ın Say’ın konserini izlediğini hatırlatması üzerine Bahçeli, bundan memnuniyet duyduğunu söyledi.
“ABD’li Senatörün ülkemizin güzelliklerini tanıyıp görmesi bakımından özel bir manası olduğu düşüncesindeyim.” ifadesini kullanan Bahçeli, şunları kaydetti: “Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanının Fazıl Say’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesine davet etmesini de anlamlı buldum. Sanatın siyasetteki sertlikleri yumuşatacağı, hoşgörü ve muhabbet bağlarını güçlendireceği kanaatindeyim. Bu konuda bir temennim ve tavsiyem var, Sayın Cumhurbaşkanı Sayın Tuluyhan Uğurlu’yu da Cumhurbaşkanlığı Külliyesine davet edip Türk Senfonisi’ni, bir diğer adıyla Büyük Türkiye Senfonisi’ni dinleyip dinletirse çok anlamlı, çok değerli, çok isabetli olur inancındayım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Say’ın “Truva Sonatı” konserine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fazıl Say’ın davetiyle “Truva Sonatı” konserine eşi Emine Erdoğan ile beraber katıldı. Say, Erdoğan’a katılımı nedeniyle teşekkür etti.

ERDOĞAN SAHNEYE ÇIKTI

Konser sonunda Erdoğan da sahneye çıktı. Sözlerine ‘Sevgili Fazıl’ diyerek başlayan Erdoğan şunları ifade etti: “Sevgili Fazıl, gerçekten bizlere bu prömiyeri çok farklı takdim ettiler. Tabi şimdi Çanakkale eyvallah, İzmir eyvallah, ama şimdi Ankara, İstanbul lazım. Ve Ankara’yı Kulliyedeki operada yapalım. Diğerini de İstanbul’da Harbiye merkezde yapalım. Oda güzel bir sunumla İstanbullulara ve Ankaralıları bir daha bir araya getirir. Fakat arkadaşlarım bana bir sürpriz yaptılar. Tabi Aşık Veysel olunca aramışlar taramışlar “benim yarim kara topraktır” bunun plağını bulmuşlar. Şimdi ben de bu plağı sevgili Fazıl’a takdim ediyorum.”

Fazıl Say da CD’lerinden oluşan bir albümü imzalayarak Erdoğan’a sundu. Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın konserden sonra kulise geçtiği ve 10 dakikaka kadar Fazıl Say ile görüştükten sonra salondan ayrıldıkları belirtildi.

Gencebay: Sanatta siyaset olmaz

Son günlerde sanatçıların siyasetle gündeme gelmesine usta sanatçı Orhan Gencebay sanatla cevap verdi.
Geçtiğimiz akşam eşi ile beraber görüntülenen Orhan Gencebay <www.haber7.com/etiket/orhan+gencebay>, 2000 model Mercedes S500 aracını tasarımcısı Erbakan Malkoç’a yeniden tasarlattığı görüldü.
Usta sanatçının ‘Bir Teselli Ver’, ‘Hatasız Kul Olmaz’ ve ‘Beni Böyle Sev’ gibi şarkıları arabanın belirli yerlerine nakşedilmiş. Eşi ve kendisinin bazı fotoğrafları da arabanın belirli yerlerine özel bir teknikle konulmuş.

Yasemin Yalçın yeniden sahnelerde

Oyuncu Yasemin Yalçın ile İlyas İlbey, ‘Vee Perde..’ oyunu için izleyici karşısına çıkacak.

Bir döneme damga vuran ünlü çift Yasemin Yalçın ile İlyas İlbey, tam 12 yıl geçtikten sonra ‘Vee Perde’ oyunuyla izleyici karşısında yerini alacak. Prova hazırlığında olan çiftin komedi oyunu 2 perdeden oluşuyor. Neil Simon’un ‘The Sunshine Boys’hikayesinden ilham alarak iki komedyenin hayatı anlatılıyor.

Arda Kural Yine Hastalandı

2012 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatırılarak tedavi gören ve kendisine Psikonevroz teşhisi konulan ünlü oyuncu Arka Kural’ın rahatsızlığının yeniden nüksettiği iddia edildi.
Ses sanatçısı ve yazar Onur Akay, Arda Kural’la ilgili bir yazı kaleme alarak Kral’ın rahatsızlığının yeniden nüksettiğini yazdı.

Ünlü oyuncunun metrobüste çekilmiş fotoğraflarını da yayınlayan Akay, “2008 yılında son filminden parasını alamayınca depresyona girmişti Arda Kural… Önceleri tedavi olmayı kabul etmemişti. 2012 yılında ise Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin K2 Servisi’ne yatırılmış ve Kural’a ‘Psikonevroz’ teşhisi konulmuştu…

Arda, günde 3 ilaç kullanıyordu ve tekrar işi ile ilgili gelişmeler yaşayınca durumu iyiye gitmeye başlamış ve düzelmişti.

Ancak projelerde yer bulamayan Arda’nın hastalığı yeniden nüksetti ve bitkin bir şekilde metrobüslerde ve minibüslerde dolaşıyor. Günlerdir aynı kazağı giyiyor, telefonunu bile kullanamıyor. Sosyal medya adresleriyle bile ev arkadaşı ilgileniyor” ifadelerini kullandı.

“YAPIMCILARA DA YAZIKLAR OLSUN”

Arda Kural için yapımcılara seslenen ünlü sanatçı Onur Akay, “Bir dönem yakışıklılığı ile genç kızların hayallerini süsleyen Arda Kural’a, Türkiye’de bir projede yer verecek yapımcı yok mu şimdi? Yapımcılara da yazıklar olsun!

Arda, şizofren değil ve tedavi sonrası düzelebilecek bir hastalığı var. Ancak sevenlerinin ve yapımcıların onu yalnız bırakmaması ve sabırla destek olması gerekli!” dedi.

“Eşimi kullanıyorlar, artık yeter!

Merhum sanatçı Müslüm Gürses’in sinema oyuncusu eşi Muhterem Nur, “Müslüm” filminin yapımcısı Mustafa Uslu ile Engelsiz Yaşam Vakfı’ndan şikayetçi oldu. Muhterem Nur, “Lüks bir otelde Müslüm Gürses’e aittir denilerek sahte yüzük ve gömleği açık artırma ile sattılar. O yüzük parmağımdadır. Eşimi kullanıyorlar. Artık yeter. Dolandırıcılar yargılansın” dedi. Gömleği açık artırmada 10 bin TL’ye alan Demet Akalın ise ” Paranın şehit çocuklarına gitmesi yeterli” dedi.

SAHTE MÜSLÜM YÜZÜĞÜ VE GÖMLEĞİ SATTILAR

Avukatı Bahar Can Milli ile birlikte Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na gelen Muhterem Nur savcılığa suç duyurusunda bulundu. Aynı zamanda savcılığa ifade de veren Nur, Topkapı’da lüks bir otelde Engelsiz Yaşam Vakfı tarafından “yılın en iyileri” adlı ödül töreni düzenlendiğini belirtti. Ödül töreninde merhum sanatçı Gürses’e ait olduğu iddia edilen gömlek ve yüzüğün açık artırma ile satışa çıkarıldığını şikayet dilekçesinde anlatan Muhterem Nur, “Hem kamuoyunu, hem satın alanları, hem de şahsımı aldatmışlardır. Eşimin yaşamı boyunca parmağından hiç çıkarmadığı yüzüğü olduğu iddia edilerek açık arttırmayla satılan yüzük şu an hâlâ benim parmağımdadır ve ölene dek çıkmayacaktır. Gömlek ise tüm eşyalarını bağışta bulunduğum müzede bulunmaktadır. Gecede satılan eşyalar sahtedir. Sahte eşyaların satışı yapılarak buradan yapımcılar kendilerine reklam, gündem yaratarak şahsi menfaat elde etmektedirler. Samimi olsalardı, amaç gerçekten vakıf yararına yardım olsaydı, yapımcılar kazandıkları parayla şahsi yardım yapardı, üstelik filimden bu kadar kazanmışken. Veya benim bu hayır işinden haberim olurdu ki bu durumda seve seve ben de bağışta bulunmak isterdim. Eğer vakıf bu eşyaların sahte olduğunu biliyorsa durumu incelemeleri gerekir. Yok, onlar da bizler gibi kandırılmış iseler suçlunun bulunmasını ve cezalandırılmasını istirham ediyorum. Yapımcı Mustafa Uslu da vakfı kullanarak menfaat sağlamıştır” dedi.

HATIRALARIMIN MALZEME OLMASINDAN RAHATSIZIM

Muhterem Nur savcılığa verdiği ifadede de, bu durumun kendisini manevi olarak yıktığını söyledi. Nur ifadesinde, “Ömrümün son günlerinde hatıralarımı malzeme yapmaktan, hayatımızı paraya dönüştürmekten vazgeçsinler artık. Bıraksınlar da huzurlu öleyim. Eşimin yaşamı boyunca parmağından hiç çıkarmadığı yüzük bendedir. Gömlek ise Şanlıurfa’daki müzede bulunmaktadır. Sahte eşyaların satışının yapılarak bundan menfaat elde etmelerinden, hatıralarımın malzeme olmasından ve paraya dönüşmesinden çok rahatsızım. Eşyaların kime ve hangi fiyata satıldığı, şu an nerede bulunduğu hususunda basında çıkan haberler dışında bilgim yoktur. Yapımcı Mustafa Uslu ile Engelsiz Yaşam Vakfı hakkında “dolandırıcılık” veya “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kamu davası açılması talep ediyorum” diye konuştu.

DÜNYANIN EN BÜYÜK PARASINI VERSELER YÜZÜĞÜMÜ VERMEM

Savcılığa verdiği ifadenin ardından basın açıklaması yapan Muhterem Nur, “Sözleşmeye ait böyle bir madde olmadığı halde bana danışmadan, onayımı almadan bu tür bir işe başvuruyorlar. Onları suçlu buluyorum. Filmden oldukça büyük bir para kazandılar. Keşke o gelirden bağışta bulunsalardı daha çok makbule geçerdi. Yani kırıntı bir parayla 10 bin liraya, 20 bin liraya bir yüzük, bir gömlek satılacak. Eşimin ismini böyle paramparça ediyorlar. Eşimi kullanıyorlar artık yeter. Yapımcı Mustafa Uslu, bana hiç danışmadan, onayımı almadan onun olmayan bir gömleği ve yüzüğü gerçekmiş gibi satışa çıkarmış. Sanatçılardan biri de 10 bin lira vererek ikisinden birini almış. Ben de bunu duydum. Çok üzüldüm. Ben ofislerine gittim. Bana danışabilirlerdi. Dünyanın parasını kazandınız bu paranın içerisinden iki milyar veremez miydiniz dedim. Ben bunu konuştuğum zaman şehit aileleri karşı çıkar diye söylendi. Ben şikayette bulunuyorum. Çünkü ben şehit aileleri için çok üzülüyorum. Biz bu yüzüğü 38 sene evvel satın almıştık. O zaman paramız yoktu. Dünyanın en büyük parasını verseler yüzüğümü vermem” dedi.