Haluk Levent: Ben de Amerika’ya karşıyım…

Rock alanında şarkılar seslendiren Haluk Levent ABD ve Türkiye arasında Papaz Andrew Brunson üzerinden meydana gelen krizin sonrasında, ABD’nin Türkiye’ye yaptırım kararını hayata geçirmesi ve Türkiye’nin de bu yaptırım kararının ardından ABD merkezli ürünlere ek vergi uygulamasını başlatmasının ardından gündemde konuşulan boykot çağrılarına yönelik açıklama gerçekleştirdi. Anadolu Halk ve Barış Platformu (AHBAP) kurucusu Haluk Levent, ”Vatanın için iPhone telefonu kullanma’’ kendisine dair bazı kişiler tarafından eleştiride bulunanlar için sosyal medya platformu aracılığıyla yanıt vererek; ‘’Ben dolarla sümkürenlerden değilim. Yıllardır şarkılarımda vardır anti Amerikancılığım’’ sözlerini kaydettiğinin bilgisine ulaşıldı.

Ünlü müzisyen Haluk Levent sosyal mecra üzerinden gerçekleştirdiği açıklamalar doğrultusunda, İncirlik’in kapatılıp NATO’dan çıkılmasını sonuna kadar destek vereceğinin özellikle altını çizdi. Rock şarkıcısı Haluk Levent, resmi Twitter hesabı aracılığıyla gerçekleştirdiği açıklamada anti Amerikancılığının yıllar boyunca seslendirdiği parçalarında yer aldığını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:
“Bana ‘Vatanın için iPhone telefonu kullanma’ diyor bazı twitler. Yakında döviz kuru da bana bağlanır. Ben dolarla sümkürenlerden değilim. Yıllardır şarkılarımda vardır anti Amerikancılığım. Haydi İncirlik’i kapatalım NATO’dan çıkalım. Sonuna kadar varım. Tavır böyle olmalı…”

Hayko Cepkin evlendi…

Şarkıcı Hayko Cepkin 15 yıldır birlikte olduğu Aslı Kula ile dünyaevine girdi. Cepkin, sanat dünyasının kokuşmuş ilişkileri arasında, 15 yıllık ilişkisini evlilikle taçlandırarak gençlere örnek oldu… Hayko Cepkin düğününü, bu sözlerle duyurdu:

15 yıllık birlikteliğimizi ailemizin ve dostlarımızın katılımı ile taçlandırdık. Çok güldük çok eğlendik. Mutluluğumuza ortak olan herkese sonsuz teşekkürler.

Sahnerengi Dergisi olarak Cepkin ailesine mutluluklar dileriz.

Eurovision’a katılmama nedenimiz, sakallı etekliler

TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, İbn Haldun Üniversitesi tarafından düzenlenen, öğrencileri, alanında uzman isimler, akademisyenler ve kanaat önderleriyle bir araya getiren “Geleceğim Sosyal Bilimler Zirvesi”nde, öğrenim ve iş hayatındaki tecrübelerini öğrencilerle paylaştı.

Eurovision Şarkı Yarışması’na ilişkin konuşan Eren, “Şu anda katılmayı düşünmüyoruz. Oylama sistemi gibi gerekçelerimiz var. Bir de kamu yayıncısı olarak, Avusturyalı birinci olan sakallı, etekli, cinsiyet kabul etmeyen, herhangi bir cinsiyeti olduğunu söylemeyen, ‘Aynı anda hem erkeğim hem kadınım’ diyen birini saat 21.00’de, çocukların seyrettiği bir zamanda ben canlı yayımlayamam ki.” dedi.

“AYNI ANDA HEM KADIN HEM ERKEK OLAN BİRİNİ YAYIMLAYAMAM”

TRT Genel Müdür İbrahim Eren, Eurovision Şarkı Yarışması için şunları söyledi: “Şu anda katılmayı düşünmüyoruz. Oylama sistemi gibi gerekçelerimiz var. Bir de kamu yayıncısı olarak, Avusturyalı birinci olan sakallı, etekli, cinsiyet kabul etmeyen, herhangi bir cinsiyeti olduğunu söylemeyen, ‘Aynı anda hem erkeğim hem kadınım’ diyen birini saat 21.00’de, çocukların seyrettiği bir zamanda ben canlı yayımlayamam ki. Avrupa Yayıncılar Birliğine, Eurovision’la ilgili olarak ‘Siz saptınız değerlerinizden.’ dedim. Bundan dolayı başka ülkeler de çıktı. Orada bir zihin karmaşası var, yöneticilerinden dolayı. O düzelirse tekrar Eurovision’a gireriz.”

İdo’ye devlet koruması

Geçen hafta ölüm tehditleri aldıklarını söyleyen İbrahim Tatlıses savcılığa başvurmuştu.

Ölüm tehdit telefonları alan İbrahim Tatlıses, oğlu ido Tatlıses için koruma talebinde bulundu. İdo, bu olaylarla ilgili “Babam gerekeni yaptı” şeklinde açıklama yapmıştı.

Olayla ilgili gerçekler ortaya çıktı. İdo Tatlıses, devletin tahsis ettiği sivil korumalarla 24 saat korunuyor.

Esat Kabaklı yoğun bakımda

Türk halk müziği sanatçısı Esat Kabaklı, Burdur’un Karamanlı ilçesinde geçirdiği trafik kazasında yaralandı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, İstanbul’dan Muğla’nın Fethiye ilçesine giden Kabaklı idaresindeki 34 SL 4645 plakalı otomobil, Karamanlı ilçesine bağlı Kağılcık köyünde kontrolden çıkarak refüje çarptı, daha sonra karşı şeride sürüklendi. Kabaklı ağır yaralandı.

Kazada yaralanan sanatçı Kabaklı, olay yerine gelen sağlık ekiplerince araçtan çıkarılarak Burdur Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Sol kolunda kırık olduğu belirlenen Kabaklı’nın tedavisi sürüyor.
Bu arada, kaza ve sonrası çevredeki bir işyerinin güvenlik kamerasınca da kaydedildi.

Konservatuvar Öğrencisini Katlettiler

GAZİANTEP Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Konservatuvar Bölümü öğrencisi İsmail Değirmenci (25), okul harçlığını çıkarmak için darbuka çaldığı bardan çıkışta, tartıştığı kişiler tarafından dövülerek öldürüldü.

Olay, gece geç saatlerde Mücahitler Mahallesi’nde dün gece geç saatlerde konservatuvar bölümü son sınıf öğrenci İsmail Değirmenci, okul harçlığını çıkarmak için sahneye çıktığı barda, kimlikleri açıklanmayan kişilerle tartıştı. Bardan çıkarılan 3 şüpheli, kapı önünde Değirmenci’yi bekleemeye başladı. Şüpheliler, bir süre sonra dışarı çıkan Değirmenci’ye saldırıp, döverek kaçtı.

Daha fazlasını oku

Fazıl Say çaldı, öğrenciler burs aldı

Dünyanın en önemli piyanist ve bestecileri arasında gösterilen Fazıl Say, Darüşşafaka Cemiyeti’nin 155’inci yılı kapsamında düzenlenen bağış konserinde sahne aldı. İş Sanat’ta gerçekleşen konser için satışa çıkan tüm biletler tükenirken, konserden elde edilen gelirle 48 öğrencinin bir yıllık eğitimine destek olundu.

Usta sanatçı hayatını kaybetti

Gırtlak kanseri teşhisi konulan ve geçtiğimiz şubat ayında ameliyat olan Türk Halk Müziği sanatçısı Mükerrem Kemertaş, 80 yaşında hayatını kaybetti. Geçtiğimiz şubat ayında ameliyat geçiren Kemertaş, sevenlerinden destek ve dua istemişti.
MÜKERREM KEMERTAŞ KİMDİR?
1938 yılında Erzurum’da doğdu. 1961 yılında Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Derneği bünyesinde oluşturulan Doğudan Sesler Topluluğu’na katıldı.
Bu topluluğun TRT Erzurum Radyosu için düzenli aralıklarla hazırladığı programlarda 5 yıl boyunca yer aldı. 1966 yılında açılan sınavı kazanarak, Erzurum Radyosu’nda kadrolu sanatçı oldu.
1970 yılında TRT İstanbul Radyosuna tayin olan sanatçı, uzun yıllar çalışmalarını İstanbul’da sürdürdükten sonra 1985 yılında İzmir’e yerleşti ve TRT İzmir Radyosu’nda görevine devam etti.
2003 yılında TRT’den emekli olan Mükerrem Kemertaş, sanat hayatı boyunca sayısız türkü ve uzun havanın tanınıp sevilmesine emsalsiz sesi ile katkı sağladı.

Erdoğan’dan AKM’li gönderme

*CUMHURBAŞKANI* Recep Tayyip Erdoğan, “Şimdi Atatürk Kültür Merkezi’ni Türkiye’nin bir numaralı opera binası olarak yapıyoruz. Buna da çok bağırdı o ‘Geziciler’. İstediğiniz kadar bağırın. Çatlayın patlayın bak yıktık. Ve inşallah kısa zamanda da orada dünyada sayılı muhteşem bir opera binasını çok amaçlı olarak yapıyoruz” dedi.

*”BİRÇOK DUYGUSALLIĞI DA BERABERİNDE GETİRİYOR”*
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Fatih Belediyesi ve Klasik Türk Sanatları Vakfı iş birliğiyle Ayasofya Müzesi’nde düzenlenen “Yeditepe Bienali”nin açılışında konuştu.
Etkinliğin gerçekleştirildiği mekandan dolayı heyecanlı ve duygusal olduğunu dile getiren Erdoğan, “Öyle zannediyorum ki bu muhteşem, muhteşem olduğu kadar mübarek çatının, kubbenin altında konuşmak, hele hele garip asırlardan sonra konuşmak bayağı zor. Birçok duygusallığı da beraberinde getiriyor. Bugün burada böyle bir Yeditepe Bienali’nin yapılmasını gerçekten çok anlamlı buluyorum” diye konuştu. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği, katkısı ve desteği olan tüm kurumlara, sponsorlara ve sanatçılara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi alanında dünyada bir ilk olan, 600 sanatçının 3 bine yakın eserini bünyesinde barındıran Yeditepe Bineali’nin gelenekli sanatlarımızın tanıtımı noktasında çok önemli bir rol oynayacağına inanıyorum. Yeditepe Bienali’nin, bu tür organizasyonlarda sıkça tekrarlanan bir yanlışı düzelttiğini görmekten de ayrıca memnuniyet duyuyorum. Genelde sergiler ve bienaller kapalı mekanlarda icra ediliyordu. Sanat eserlerini dört duvarın boğuculuğuna hapseden bu anlayış, estetiği öldürmenin yanında, çoğu zaman eserlerin geniş kitlelere ulaşmasına da mani oluyordu. Oysa İstanbul gibi, her köşesi ayrı bir medeniyetin, farklı bir kültürün eserleriyle dokunmuş kadim bir şehrin, bizatihi kendisi sanat galerisidir. Hayatın dadası içinde sakinleri tarafından fark edilmese de bu şehrin, özellikle tarihi yarım adanın tamamı devasa bir açık hava müzesidir” dedi.
*BUNLAR DA BİR TÜRLÜ KÖTÜ HUYLARINDAN VAZGEÇMİYOR”*
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi mecrasında bir şeyler yapmaya çalışan ürün veren, topluma yeni eserler kazandıran sanatçılarımız da ötelenmiş dışlanmış adeta ademe mahkum edilmiştir. Bu tepeden inmeci, baskıcı, jakoben anlayışın bugün de bazı sözüm ona sanat çevrelerinde devam ettiğine şahit oluyoruz” diye konuştu.
“Kendi ideolojilerini paylaşmayan, bunların diktasına boyun eğmeyen, sanatçılarımıza yönelik en şiddetli saldırılar bunlardan geliyor” diyen Erdoğan, “Gezi olaylarına destek vermeyen sanatçılarımızın bu çevrelerce nasıl hedef gösterildiğini gayet iyi biliyoruz. Çapulcularla kol kola yürümedikleri, vandallığa, sokak terörüne prim vermedikleri için sanatçılarımızın nelerle tehdit edildiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Atalar ‘Can çıkar huy çıkmaz’ diyor. Bunlar da bir türlü kötü huylarından vazgeçmiyor. Milletimizden yedikleri onca şamara rağmen bir türlü akıllarını başlarına toplamıyorlar. Gezi’de yaptıklarını daha yakın zaman ‘Zeytin Dalı Harekatı’na destek için bölgeye giden sanatçılarımıza yaptılar. ‘Sizin orada ne işiniz var?’ dediler. Kendi ‘Mehmet’i ile ‘Mehmetçik’i ile onur duyan sanatçılarımıza bunu yaptılar. O zaman sanatçılarımızı nasıl linç ettilerse bugün de aynı ahlaksızlığı aynı haydutluğu sergilediler” şeklinde konuştu.
*”BUNLARIN LÜMPEN MAHALLE KABADAYILARINDAN İNANIN HİÇ BİR FARKI YOKTUR”*
Erdoğan, “Sanatçılarımızın ülkemizin için canlarını hiçe sayan Mehmetçiklerimize moral vermesine dahi tahammül gösteremediler. Günlerce içlerinde biriktirdikleri kin, nefret ve husumeti gazete köşelerinden, televizyon ekranların sosyal medya hesaplarından ortalığa boca ettiler. Sırf yerli ve milli bir duruş sergilediler diye, askerlerimize moral veriler diye o sanatçılarımıza edilmedik hakaret bırakmadılar. Bunların lümpen mahalle kabadayılarından inanın hiç bir farkı yoktur. Bunlar zihniyet itibariyle modern bedevilerdir. Kendi küçük kabilelerinden olmadığı sürece ne kadar büyük olursa olsun ne bir sanatçının ne de bir sanat eserinin onların gözünde kıymeti vardır. Kabile üyelerine ise hangi suçu işlerse işlerisin yaptığı iş ne kadar değersiz olursa olsun sonuna kadar sahip çıkarlar. Bunların gözünde vatana ihanet etsen bile menfaat grubuna ihanet etmediğin sürece makbulsün. Nitekim bölücü terör örgütüne aleni destek veren Türkiye düşmanı çevrelere taşeronluk yapan, sabah akşam ülkemizi kötüleyen sözde sanatçıları hala baş tacı etmelerinin yegane sebebi de budur” ifadelerini kullandı.
*”ÇATLAYIN PATLAYIN BAK YIKTIK”*
Kültür ve sanat alanında tabuları yıktıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Paradigmayı değiştirdik. En büyük fiziki mekana sahip çıkma dönemi iktidarımız döneminde olmuştur. Onlar yıktılar biz yaptık. Hala da onlar yıkmanın gayretinde, biz yapmanın derdindeyiz. hiçbir şeyi görmeden yaptıkları gösterileri hatırlayın. İstanbul’da Harbiye Kongre Merkezi gibi bir merkezi yaparken orada bir ‘Muhsin Ertuğrul’u daha büyüğünü daha modernini yapacağız dediğimiz halde üzerimize üzerimize geldiler. Yaptıktan sonra da suspus oldular. Şimdi orada yerin katbekat altında 3 bin kişilik kongre merkezimiz, gösteri merkezimiz var. Şimdi Atatürk Kültür Merkezi’ni Türkiye’nin bir numaralı opera binası olarak yapıyoruz. Buna da çok bağırdı o ‘Geziciler’. İstediğiniz kadar bağırın. Çatlayın patlayın bak yıktık. Ve inşallah kısa zamanda da orada dünyada sayılı muhteşem bir opera binasını çok amaçlı olarak yapıyoruz. Proje zaten çoktan bitti. Daha önceki proje müellifi bunu da yaptı. Bitirdi ve şu anda ihalesi vesaire her şeyi bitmiş vaziyette. İnşallah bunu da bizler süratle halkımıza yetiştireceğiz. Türkiye’nin ve yurtdışında da burası çok önemli kültür sanat ve gösteri merkezi olacak. Gerektiğinde çok amaçlı olarak da kullanabileceğimiz bir merkez olacak. 10 yıllar boyunca kültür ve sanat alanına hakim olan adeta burayı kendi arka bahçeleri gibi gören zümrenin tahakkümüne son verdik. Aynı şeyi Ankara’da yaptık. Cumhuriyet tarihi boyunca bir tane eser ortaya koyun ya! Bir tane fiziki mekan ortaya koyun be! Bir tane fiziki mekan ortaya koyamadınız. Demek ki bunlar bizi beklerler. Biz geldik bu eserleri biz yapıyoruz. Ve daha da yapacağız. 81 vilayetimizde de yapacağız. İrili-küçüklü yapacağız. Niye sanatı olmayan bir milletin şah damarı kopmuş demektir” dedi.