Arşiv 3 Nisan 2018

Kenan Işık’ın son durumu

Atv ekranlarında yayınlan “Kim Milyoner Olmak İster” adlı yarışmanın ünlü sunucusu, ekranların sevilen yüzü Kenan Işık 21 Mart 2014 tarihinde geçirdiği talihsiz kaza sonucunda bitkisel hayata girdi. Yaşanılan bu acı olayın ardından hayranlarını büyük yasa boğan ünlü sunucunun sağlık durumu merak ediliyor. Kenan Işık’ın sağlık durumu nedir?
yıl önce gitmiş olduğu spor salonun da saunadan çıkarken ayağının kayması sonucu düşerek beyin kanaması geçiren ve o günden itibaren komada kalan usta sanatçı Kenan Işık’ın sağlık durumunda değişiklik yok.
Uzun bir süre yoğun bakımda kaldıktan sonra Almanya’ya bir kliniğe götürülen Kenan Işık’ın tedavisi şuan evden devam ediyor. Evde tedavisi devam eden Kenan Işık, yürüyemiyor ve konuşamıyor.
KENAN IŞIK KİMDİR?
Kenan Işık, 1 Ekim 1947 yılında Malatya’da dünyaya gelmiştir. Aslen Giresunlu olan Işık’ın babası Devlet Demiryollarından emekli bir memurdur. İlk okul dönemlerinden itibaren tiyatroya ilgisi olan Kenan Işık, İlkokul döneminde müsamerelerde rol aldı. Orta okul öğrenimi gerçekleştiği dönemde Malatya Halkevi’nde amatör tiyatro yapmaya başlamış, lise öğrenimini gerçekleştirdiği Ankara’da okurken ise Meydan Sahnesi’ne girmiştir. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olan Işık, 1972 yılında Devlet Tiyatrosu sanatçısı olmuştur.
Kenan Işık, onlarca oyun yazıp, sahneye koymuştur. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği yaptı. 1974 yılında Köşe yazarlığı sırasıyla Resmî Gazete (1973-1995), Yeni Yüzyıl (1995-1998), tekrar Resmî Gazete (1998-2000), Yeni Binyıl (2000) ve Akşam (2000-2002) gazetelerinde çalıştı. Televizyon ekranlarında başrollerini Gülben Ergen ve Haldun Dormen ile paylaştığı “Dadı” adlı diziyle boy göstermiştir. 2005 yılında Kenan Işık Erdoğan Aktaş’la tanışıp 4 Nisan 2005 tarihinde Star Haber’i sundu. 12 Haziran 2005 tarihinde haberi sunmayı bırakan Kenan Işık 20 Ağustos 2005 tarihinde Star Haber’i bıraktı ve tekrar oyuncu oldu.
Kenan Işık, reyting rekorları kıran Kim 500 Bin İster yarışmasının sunuculuğunu yapmış, değişen yeni adı ile Kim Milyoner Olmak İster yarışmasının sunuculuğunu yapmaya devam etmiştir. 21 Mart 2014 günü Bilinci kapalı halde hastaneye kaldırılan Işık, ameliyata alındı. Ameliyatın 4 saat sürdüğü, sanatçının hayati tehlikesi bulunduğu belirtildi. Spor sonrasında saunaya giren Işık’ın, sauna sonrasında fenalaşıp dengesini kaybederek, kafasını yere çarptığı öğrenildi. Bu nedenle beyin kanaması geçiren Işık, hemen ameliyata alındı. Ardından eve çıkan Kenan Işık’ın tedavisi 4 yıldır evinde devam etmektedir.
*Kenan Işık’ın rol aldığı filmler ve diziler;*
1990-Hanımın Çiftliği 1991-Sızı 1993-Süper Baba 1997-Sıcak Saatler 2002-Yeşil Işık 2001- 2002 Dadı 2000- 2004 Kim Beş Yüz Milyar İster? 2004 – Sayın Bakanım 2005-2007Kim Beş Yüz Bin İster? 2007- Fikrimin İnce Gülü 2008 – Kim Bir Milyon İster? 2009 – Dünya Bir Oyun Sahnesi 2010- 2011 Kelimenin Gücü 2011 – 2014 Kim Milyoner Olmak İster?
*Kenan Işık’ın yazmış olduğu senaryolar;*
1991-Yarına Gülümsemek 1991-Anadolu’nun Kadın Erenleri 1992-Taşların Sırrı
*Kenan Işık’ın almış olduğu ödüller;*
GYTE Türkçe Topluluğu, “Türkçeyi Güzel ve Etkili Kullanma Ödülü”

Celal Kadri Kınoğlu’ndan veryansın

Kınoğlu’ndan eleştiri ve kritikler
Tatlı Hayat dizisindeki ‘Manyak Komşu İrfan’ karakteriyle gönüllerimize taht kuran tiyatro oyuncusu Celal Kadri Kınoğlu, Sozcu.com.tr’ye Türk tiyatrosunun günümüzde geldiği noktayı anlattı. Bir dönem İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü yapan ve sonra ‘Avrupa’ adlı oyununun programdan çıkarılmasına itiraz ederek istifa eden Kınoğlu, ‘Otosansürcüler o kadar şiddetli ki… Sansüre direkt olarak rastlamadım!’ dedi.
‘YAZARI OLMAYAN TİYATRO NEREDEDİR?’
Türk tiyatrosunun günümüzde geldiği noktayı nasıl tanımlarsınız?
Biraz ikili bir hayatı var Türk tiyatrosunun. Çok geçerli yazarı olmayan tiyatro nerededir? Bir tiyatronun, bir sanatın aklı çıkarttığı evrensel değer taşıyan yazarlar, yönetmenlerle ölçülür. Çok parlak yazarlarımız var ama çok az. Benim burada hiç değilse otuz ila kırk arasında Berkun Oya seviyesinde yazar sayabilmem gerekirdi… Ne yazık ki sayamıyorum…
‘TİYATRO COOL DEĞİL!’
Sizce bizden neden doğru düzgün bir oyun yazarı çıkmıyor?
Çünkü günümüz yazarlarının çoğu oyun okumuyor, ‘-muş gibi’ yapıyor.
O –muş gibi yapanların, 1970’lerden sonra yazılan bir oyunu okumadığını kolayca fark edebiliyorsunuz.
Yetmişlere kadar okudukları için biraz Shakespeare’lar var. Eski Türk piyeslerinden bir şeyler var. Ama dünyada karakter yazımı, olaylar, temalar da var…
Yeni oyun yazarlığı denen kavram nerede? Bugünü yansıtan, bugünü anlamaya çalışan estetik nerede? Tutun ki Royal Court’dan yazarlar yetişiyor dünyada… 19 yaşında genç bir kız çıkıyor. Bomba gibi oyunlar yazmış. Örnekleri var…
Bizimkilerse; hem geçmişte yaşıyor, hem de hiç çaba sarf etmiyor. Korkunç bir meraksızlık, korkunç bir tembellik var üzerlerinde! Bugünün dünyasını anlamaya çalışmıyorlar ne yazık ki… Bu meslek dünyada nasıl yapılıyor bakmıyorlar… Ben çoğuna ‘1990’lara benziyorsunuz’ diyorum. Oysa onların bugünde 2018’de olmaları gerekiyor.
Çok zeki ve yazarlıkta parlak olan kişiler de var. Ama onlar ‘ben reklamcı olayım’ diyor. Sonra bakıyorlar sinema daha popüler ‘En iyisi biz senaryo yapalım’a döndürüyorlar işi. Sinemadan para kazanamayınca da; ‘Para kazanmak için o aptal dizilerden yazmamız lazım!’ diyerek dizi yazmaya başlıyorlar.
Tiyatro ise hiç akıllarına gelmiyor. Çünkü tiyatro onlara göre havalı ve cool bir şey değil. Trend bulmuyorlar nedense…
‘PSİKOLOJİK NEDENLERDEN DOLAYI ŞÖHRET İSTİYORLAR’
İnsanlara çok para kazanmayı hayal etmeyi öğreten bir ülkeyiz maalesef! Eskiden oyuncular sadece ‘tiyatro oyuncusu’ olmak ister, dizilere soğuk bakarlardı. Şimdi ise tiyatrolara dizilere girebilmek için talep ediyorlar. Ben bunda kapitalin büyük rolü olduğunu düşünüyorum.
Evet, yeni bir kültür geldi. Başka öncelikleri olan insanlar geldi. Oyuncuların çoğu tiyatroyu sevseler bile; hem ekonomik hem de psikolojik nedenlerden dolayı şan şöhret istiyorlar.
Ben kendi öğrencilerime Al Pacino’yu örnek veriyorum. ‘Al Pacino kaç milyon dolara filmlerde oynuyor. Ama 75 dolara da New York’taki bir tiyatroda sahneye çıkıyor. Büyük oyuncular tiyatrosuz yapamazlar. Zaten tiyatrosuz da öyle büyük oyuncu olamazlar. Sizler de meşhur olmak istiyorsanız olun ama sonra tiyatroya devam edin’ diyorum.
Umutlu musunuz?
Umut her zaman var.
‘OTOSANSÜRCÜLER O KADAR ŞİDDETLİ Kİ… SANSÜRE DİREKT OLARAK RASTLAMADIM!’
Tiyatro suya sabuna dokunan bir şeydir ama suya sabuna dokunan bir şey olsun istenmiyor. Bugünün ülke koşullarını göz önünde bulundurduğumuzda sanatın denetimi konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Otosansürcüler o kadar şiddetli ki… Sansüre direkt olarak rastladım diyemem!
Tıpkı Bizans’ta, Roma İmparatorluğu’nda veya Rusya gibi güçlü iktidar seven ülkelerde olduğu gibi insanlara korkmayı öğretmişler ve ‘Sansür olabilir’ diye otosansür refleksi sansüre oranla kat kat güçlü bir hal almış.
Ama yine de bu tiyatrolar iyi ki var.
Son zamanlarda alternatif tiyatrolar oldukça çoğaldı. Devlet ya da özel tiyatrolardan farklı olarak alışılmış çerçeve şeklindeki tiyatro sahnelerinin dışındaki mekanları sahneye çevirip çoğunlukla kendi metinlerini üretip, kısıtlı imkanlarla amatör bir ruhla profesyonel işler çıkartmaya çalışıyorlar. Siz onları nasıl görüyorsunuz?
Kültür sanat alanına eleştirel yaklaşımlı, tansiyonlu tiyatro katmak, seyircinin güncel ve toplumsal konular üzerinde düşünme ve sorgulama dinamiğini canlı tutabilmek için özellikle de Dot Tiyatro’dan itibaren alternatif tiyatrolar çoğaldı diyebiliriz. Çok çalışan, parlak oyuncular var buralarda.
Fakat sadece birbirleri ile ilgilenen bir dünya bu.
Ülkemizde tiyatro hep elit kesimin uğraş alanı olarak gösteriliyor. Siz bu söyleme katılıyor musunuz?
Tiyatronun kitlesi belli. Hep aynı kişiler geliyor. Gençler ve yaşlılar.
Öbürleri ise bir bahane buluyor. Kimi işlerinden fırsat bulamadığını iddia ediyor, kimi ise ‘ben öğrenciyken gittim’ diyor… Orta yaş zaten para kazanmakla meşgul.
Son zamanlarda en beğendiğiniz tiyatro oyunu hangisiydi?
‘Güzel Şeyler Bizim Tarafta’ Berkun Oya’nın oyunu.
Tatlı Hayat dizisindeki ‘Manyak Komşu İrfan’ karakteriyle gönüllerimize taht kurmuştunuz. Sizi sahnede izlemek isteyenler için şu an oynadığınız bir oyun var mı?
Evet var: ‘Giydirici’ İki yıllık bir oyun.
Herkesin hayal ettiği bir kariyere ve karaktere sahipsiniz. Sizi kendine örnek alan çok kişi var. Siz öğrencilere ve genç tiyatroculara ne önerirsiniz?
Bana göre dünyanın en şanslı öğrencileri tiyatro okuyanlar. Çünkü dünyanın en güzel işini yapmak için bir aradalar. Bunun tadını çıkarsınlar. Çalışsınlar, okusunlar, olabildiğince film seyretsinler… Entellektüel birikimlerini ilerletsinler.
Çok şanslılar aslında çünkü YouTube bulundu. Bizim dünyadan haberimiz yoktu. Para biriktirip yılda bir yurtdışına gittiğimizde oyun seyredebiliyorduk. Şu anda Türkiye’ye eskiye nazaran çok fazla oyun geliyor. Müthiş bir iletişim var. İnternet var. İstediklerinde dünyanın en büyük tiyatrolarında hangi oyunların oynadığını görebiliyorlar. Onlara önerebileceğim şey; bu şanslarını iyi değerlendirmeleri gerektiği…
Başarılar diliyorum. Bu ülkeyi sanat kurtaracak!

Halit Ergenç milyon dolar kaybetti…

Sosyal ağ işinden en çok zarar eden Türk
Ünlü oyuncu Halit Ergenç <www.hurriyet.com.tr/haberleri/halit-ergenc>’in yaklaşık 1 milyon dolar <bigpara.hurriyet.com.tr/doviz/dolar/> yatırım yaparak yeğeni Aziz Akgül <www.hurriyet.com.tr/haberleri/aziz-akgul>’le birlikte hayata geçirdiği ‘Pondr <www.hurriyet.com.tr/haberleri/pondr>’ (derinlemesine düşünmek) adındaki akıllı telefon uygulaması sessiz sedasız kapatıldı. Instagram’a benzer bir tasarıma sahip olan Pondr’ın en önemli özelliği ise iki resmin yan yana konularak sosyal ağ üzerindeki kişilerden fikir alınabilmesiydi. Bu özelliğe benzer anket özelliklerinin Facebook, Twitter ve Instagram’da da yer almaya başlaması, Pondr’ın sosyal medya uygulamaları arasındaki şansını azalttı. Dolayısıyla Pondr’ın giderek trafiği azaldığı için uygulama mağazalarından kaldırıldı.
ÜNYA DEVİ OLACAKTI
2014 yılında düzenlenen Pondr lansman toplantısında konuşan Halit Ergenç, Facebook, Twitter, Instagram gibi popüler ağların eksikliklerini dile getirmişti ve Pondr’ın bu eksiklikleri kapattığını ifade etmişti. Ergenç, yatırım yaptığı uygulama hakkında şunları söylemişti: “Pondr, tensel temas gibi. Kısa sürede çok büyüyeceğinden, tüm dünyada kullanılan bir ağ olacağından eminim. Dünya devleriyle yarışacak.” Oyuncu Halit Ergenç, internet yatırımcısı oldu. Ortağı olduğu Pondr sosyal ağının tanıtımını yeğeni ve aynı zamanda projenin oluşturucusu Aziz Akgül ile yapan Ergenç, dünya devleriyle yarışacaklarını söyledi. Facebook, Twitter gibi ağların eksikliklerini dile getiren Halit Ergenç “Pondr, tensel temas gibi. Pondr yapısı, oluşturduğu ve oluşturacağı yaşam paylaşma kültürü ile başka insanlarla iletişim kurmayı ve etkileşime açık olmayı seven herkes için vazgeçilmez bir uygulama olacak. Doğru proje, iyi odaklanma ve geniş vizyonla Pondr’ın yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada yaygın olarak kullanılan bir sosyalleşme ağı haline geleceğinden kuşkum yok. Çok büyüyeceğinden eminim. Yakında dünya devi olacağız.”
Pondr’ın Kurucusu Aziz Akgül’e profesyonel sosyal ağ LinkedIn üzerinden ulaştık. Ancak kendisi sorularımızı yanıtlamadı. Pondr lansmanında, kullanıcı sayısı olarak dünya çapında en popüler sosyal ağlar arasına girmeyi hedeflediklerini belirten Akgül, “Pondr, aklınıza gelen bir fikri, üzerinde karar veremediğiniz ve arkadaşlarınızın görüşüne ihtiyaç duyduğunuz bir konuyu, fotoğraflar yardımıyla olabilecek en kısa ve yaratıcı şekilde tüm dünya ile paylaşmanızı sağlıyor. Uygulamamızın Apple Store’da En İyi Yeni Uygulamalar kategorisine girmesi bizim için gurur verici. Hedefimiz yapılacak işlevsel ve tasarıma yönelik eklemelerle Pondr’ı gittikçe daha fazla kullanıcıya ulaştırmak ve uygulama ekosisteminde ‘ilk’ olarak tanımlanabilecek değişikliklere imza atmak” diye konuşmuştu