Çimenser müjdeledi: “Üsküp ve Berlin’e DT açılabilir”

Çimenser müjdeledi: “Üsküp ve Berlin’e DT açılabilir”

Devlet Tiyatroları Başrejisörü Çimenser, “Genel olarak bir eğilimimiz var, bugünkü yönetim olarak. Üsküp ve Berlin’de bir Devlet Tiyatrosu bölgesi kurmak. Çünkü bizim bölge tiyatrolarımız var.” dedi.

Nur Onur’un moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide konuşan Devlet Tiyatroları Başrejisörü Hakan Çimenser, Devlet Tiyatroları’nın Türkiye’nin en büyük kurumlarından birisi olduğunu anlatarak, “Biz bir yılda sezon boyunca tüm Türkiye’de 12 bölgede yerleşik olarak beş sahnede, yaklaşık 160 oyun oynuyoruz. Devlete bağlı böyle bir tiyatro, dünyada herhalde yok.” diye konuştu.

Devlet Tiyatroları olarak yıl içerisinde ulusal ve uluslararası 9 festival gerçekleştirdiklerine işaret eden Çimenser, “Bu festivallerden yedisi uluslararası, ikisi ise ulusaldı. Genel olarak 540 sanatçıya sahibiz ama arkada çalışan, idari ve teknik kesim olmak üzere yaklaşık 2 bin kişi var. Yani çok büyük, oyun üreten bir fabrika. Çok deneyimli aktörleri, aktristleri var. Biz sadece kadrolu oyuncular olarak Devlet Tiyatrosu’nda oynamıyoruz. Emekli olan abilerimiz, ablalarımız da projelere göre DT bünyesinde devam ediyorlar. Bizim için çok iyi bir fırsat bu.” ifadelerini kullandı.

Çimenser, şunları kaydetti:

“Genel olarak bir eğilimimiz var, bugünkü yönetim olarak. Üsküp ve Berlin’de bir Devlet Tiyatrosu bölgesi kurmak. Çünkü bizim bölge tiyatrolarımız var. Amacımız aslında Berlin’e bağlı kalmak değil, Almanya’daki Türklerin yoğunlukla yaşadığı birçok vilayete gitmek ve orada oyunlarımızı Devlet Tiyatrosu olarak gerçekleştirmek. Belki onunla eş koşullu bir eğitim faaliyetine de başlamak, tiyatral olarak. Oyuncular, yönetmenler, dekoratörler, kostüm küratörleri, bunlarla ilgili birtakım eğitim çalışmaları yapmak.”

“Tiyatro bir düşünce alanıdır”

Tiyatro oyuncusu Celal Kadri Kınoğlu da tiyatrocular olarak her zaman işlerini ilk günkü aşkla yaptıklarını dile getirerek, “Bizim mesleğimizdeki ustalık, oyunculuk ustalığı gibi çok da düşünülmemeli. İnsanları anlamak bizim mesleğimiz. Anlayınca da çok seviyorsunuz ve o kadar geniş bir alanda tarıyoruz ki bunu, 2 bin 500 senelik bir şey. Antik Yunan’da başlamış, Shakespeareler, Çehovlar, dünyanın bütün ülkelerini, farklı kültürlerini, insanlarını sevmek bizim mesleğimizin sonucu oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Tiyatro ve dizi oyuncusu Laçin Ceylan ise tiyatronun insanlar tarafından eğlence aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Ceylan, tiyatronun insana dair bir tartışmayı, düşünceyi, analiz etmeyi masaya yatıran bir olay olduğuna vurgu yaparak, “(Tiyatro) aslında bir düşünce alanıdır. Tiyatro gerçekten eğlenceden önce çok önemli bir iletişim aracıdır, iletişimdir zaten. Anında gerçekleşen tek sanat dalı. Aynı anda ve mekanla ilişkili olan, o mekanda aynı anda karşılıklı paylaşımla gerçekleşebilen.” dedi.

“Bu yılki temamız kadın oyunları”

İstanbul Devlet Tiyatroları Müdür Yardımcısı Kubilay Karslıoğlu da Devlet Tiyatroları olarak her sezon bir tema belirlediklerini aktararak, “Mesela bu yılki temamız kadın oyunları, kadın sorunlarını anlatan oyunlar, kadın yazarların oyunları, kadın yazarların oyunlarının kadınlar tarafından yönetilmesi gibi bir projemiz var, Ankara’nın belirlediği bir proje. Hem yeni kadın yazarların ortaya çıkması için için çok önemli bir proje. Yönetmenlik olarak, kadın yönetmenleri ortaya çıkarmak için çok iyi bir proje. Bunun dışında da diğer oyunlarda yine kadın sorunlarıyla ilgili, kadın sorunlarını anlatan oyunlar olacak. Tabii ki klasikler, modern yazarlar olacak.” diye konuştu.

Sahnerengi Haber Merkezi

Yorumlar kapalı.