Başlangıç

Erdoğan önerdi, yeni bir ekol doğdu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 6 yıl önceki Mardin ziyaretinde atık çay deminden hazırladığı tabloyu hediye eden Mardinli ressam Mehmet Salih Korhan, Cumhurbaşkanının önerisi ile bu tekniği daha da geliştirip, patent başvurusunda bulundu.

Dünyanın birçok ülkesindeki patent enstitülerine başvurarak tekniğini iki ressam arkadaşı ile birlikte 21 Ağustos 2017 tarihinde tescilleyen Korhan kendi geliştirdiği tekniğe “Maridin” ismini verdi. “Maridin” sanatında çay dokulu resim kâğıdı ve atık çay demi kullanılıyor. Bu yöntemle yapılan eserler yüzyıllarca toprak altında kalmış hissi veriyor.
‘PATENT İÇİN BAŞVUR’ DEDİ
Bundan 6 yıl önce 8 Mart’ta Dünya Kadınlar Günü ve toplu açılışlar vesilesiyle Mardin’e gelen Erdoğan’a bir tablo hediye ettiğini hatırlatan Korhan, “O dönem başbakan olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Mardin’de bulunan Şeyh Çabuk Camisi minaresinin kendi tekniğimle yaptığım tablosunu hediye ettim. Eseri çok beğendi. Sayın Erdoğan’a kendime has olan bu tekniği anlatarak bilgi vermiştim. Kendisi de bana bunun için patent ve tescil başvurusunu yaparak dünya sanatına yeni bir teknik kazandırmamı önermiş ve “Dolmabahçe Sarayı Sergi Salonu’nda sergilenmek üzere hazır olduğunuz an Cumhurbaşkanlığı ile irtibata geçin” demişti. Türk Patent Enstitüsü, Avusturya ve Rusya Patent ofisi başvuruyu onayladı, dünya genelinde patentimizi aldık. Resim sanatına yeni bir değer kazandırmanın mutluluğu içerisindeyiz. Bize yol gösteren Cumhurbaşkanımıza Mardinli ressamlar olarak ben Mehmet Salih Korhan ve arkadaşlarım Servet Cangir ve Mahm

Sanatçılar İsyanda…

Dünya Tiyatrolar Günü’nde Roza Sanat Genel Sanat Yönetmeni Bayram Gündoğdu’nun haklı isyanı alkış topladı. Gündoğdu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Evet Ajans’ın sanatçıları ciddiye almadığı ve mağdur ettiğini belirtti.
Evet Ajans’ın konuyla ilgili yapacağı açıklama merak konusu… (Sahnerengi Haber)

Dünya Tiyatrolar Günü Nedir?

Dünyada ve ülkemizde 27 Mart, Dünya *Tiyatrolar Günü* olarak kutlanmaktadır. 1948 yılında kurulan Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, 1961 yılında aldığı bir kararla bu tarihte tüm dünyanın dikkatlerini tiyatroya çekmek istemiştir. 27 Martlar, bu enstitüye üye ülkelerin sanatçıları tarafından tiyatronun gündeme taşıma zamanlarıdır. Halkın tiyatroyu sevmesi ve tiyatro izleyicisinin artması için o gece tiyatrolar ücretsiz olarak oyun sahneler.
Tiyatro sanatı, insanı insana insanla anlatma çabası olarak tanımlanır. Bu sanatın doğuşu eski zamanlara dayanmaktadır. Özellikle kent yaşantısının arttığı çağımızda da iyice yaygınlaşmıştır. Televizyonun evlerimize kurulup tüm vakitlerimizi işgal etmesinden sonra tiyatrolara ilgi biraz azalmıştır. Ancak birçok eleştirmenin de yinelediği gibi çok yakın bir zamanda insanlar tiyatroyu tekrar keşfedecektir. Çünkü tiyatro, hayattan alınmış bir kesittir. Yaşamın canlı bir parçasıdır. Seyirci olarak katıldığımız bu sanat etkinliğinin bir süre sonra bizi kuşattığını ve oyunun bir parçası haline getirdiğine tanık oluruz. Çünkü karşımızdaki sanatçılar, dekor, kostüm, sesler içinde yaşadığımız hayat kadar gerçektir, sıcaktır; elimizi uzatsak bu sihirli dünyanın içine girmiş oluruz. *Dünya Tiyatrolar Günü*, insanın kendiyle temas ettiği bu sanat dalını insanlara unutturmamak adına gayret etmek anlamına gelir.
Gücünü edebiyattan alan tiyatro, oyunlarda kullanılan seslerden dolayı müzikle, sahne tasarımlarından ötürü de görsel sanatlarla iç içedir. Yetenek ve eğitimle beslenen tiyatro oyuncusu sahnede, bütün imkanları kullanarak gerçeklerden ve hayattan örülü bir yapıyı gözler önüne sermeye çalışır. Oyuncular; dili kullanışlarıyla, hal ve tavırlarıyla, üsluplarıyla seyirciler için bir örnek oluşturmaya çalışırlar.
Ülkemizde bugünkü anlamda tiyatronun tarihi çok eskilere dayanmaz. Bin sekiz yüzlü yıllarda saray çevresindeki aydınların ilgilendiği ayrıcalıklı bir sanat dalıdır. Ancak Şinasi, Namık Kemal gibi yazarlarımız ortaya koydukları eserlerle tiyatroyu halkla buluşturmaya çalışmıştır. Özellikle Namık Kemal, yazdığı Vatan Yahut Silistre adlı oyunuyla halkın o dönemki duygularını ve düşünceleri sahnede o kadar gerçekçi ifade etmiştir ki oyun bittikten sonra izleyiciler sokaklara dökülmüştür.
Cumhuriyet Dönemi’ne gelindiğinde Muhsin Ertuğrul, Mustafa Kemal Atatürk’ün de desteğiyle tiyatroyu geniş halk kitlelerinin benimseyeceği bir yapıya ve içeriğe kavuşturmuştur.
Türk seyircisinin tiyatroyu benimsemesinde geleneksek gösterilerimizin de payı vardır. Tiyatronun batılı bir tür olarak dünyaya yayılmasından önce ülkemizde Karagöz-Hacivat gösterileri, Ortaoyunu, Meddahlık insanların ilgiyle takip ettiği sanatsal etkinliklerdir .
Tiyatrocular, konservatuarlarda eğitim görürler. Üniversite düzeyinde eğitim veren konservatuarlar olduğu gibi güzel sanatlar liseleri de tiyatro sanatıyla ilgilenen yetenekli gençlerimize hizmet etmektedir.
Tiyatronun komedi, trajedi, dram olarak üç türü vardır. Bu alanlarda sergilenen oyunlarla hayatın gerçekleri, acılar, sevinçler, tarihteki olaylar, geleceğe ilişkin ön görüler insanlara içten bir üslupla sunulur. Tiyatrolar; devlet tiyatroları, halk tiyatroları, bulvar tiyatroları, açık hava tiyatroları ve şehir tiyatroları gibi isimlerle anılır.
Yaşantımızın bir yerlerinde sanatı ağırlamak istiyorsak tiyatroya seyirci kalmamalı, tiyatro seyircisi olmalıyız.

Yılmaz Erdoğan sanat köyü kurdu

Yılmaz Erdoğan 12 yıl önce bir sabah kalkıp “Artık eski kafayı değiştirip organik beslenmeye yönelmem gerek” dedi. Bunun için, İstanbul’daki ofisinin 20 metrekarelik bahçesindeki tahtaları söktü. 44 çeşit bitki ekti. Derken küçük bahçesi yetmez oldu. 2014’te Hollywood yıldızı Russell Crowe ile Fethiye’de ‘Son Umut’u çekerken bir köylü yaklaşıp şöyle dedi: “Köyceğiz’de bir at çiftliği var, bir bakın” Yılmaz Erdoğan, Döğüşbelen Köyü’ndeki 120 dönümlük araziyi görünce pazarlık yapmadan aldı.
*Sanat Köyü Kurdu*
Yılmaz Erdoğan ağaçlarla dolu arazide kendisine önce bir ev yaptırdı. Çiftliğe şifalı bitkiler, zeytin ağaçları, meyve-sebze ekti. Bu sayede market alışverişini bile kesti. Derken 2016’da işleri büyüttü. Arazinin bir bölümünü ‘sanat köyü’ haline getirdi. Film stüdyosu, ekibinin kalacağı pansiyon, senaryolarını yazdığı iki katlı çardak, futbol sahası yaptı. Yılmaz Erdoğan’ın 2,5 yıldır yaşadığı köyde bugüne kadar ‘Ekşi Elmalar, ‘Tatlım Tatlım’, ‘Kolonya Cumhuriyeti’ ve ‘Deliha 2’ çekildi.

AKM’nin yıkımı sürüyor

Taksim Meydanı’ndaki Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkım çalışmaları aralıksız sürüyor. Taksim Meydanı’nda bulunan Atatürk Kültür Merkezi’nin çevresi kapatılarak yıkım çalışmaları başlamıştı. Yıkım için güvenlik önlemlerinin alınmasının ardından iş makineleri çalışmaya başlamıştı. Çalışmalar bugünde aralıksız devam etti. Taksim’de bulunan vatandaşlar ise çalışmaları meraklı gözlerle izlerken o anları telefon kameralarıyla kaydetti. Yıkım esnasında vatandaşların tozdan rahatsız olmaması için çalışanların molozlara su fışkırttığı görüldü.
2019’un ilk çeyreğinde bitirilmesi planlanan çalışmalar kapsamında 2 bin 500 kişilik opera salonu, 800 kişilik tiyatro salonu, bin kişilik konferans salonu, 285 kişilik sinema salonu, 250 kişilik oda tiyatrosu, bir sergi salonu, bir kütüphane, 885 araçlık otopark yapılacak. Yeni binanın en üst katında ise ikinci köprüden tarihi yarımadaya kadar uzanan manzarayı görme imkanı sağlayacak bir restoran yer alacak.

Susam Sokağı Ataşehir’de

Mavi Kumpanya prodüksiyonlarından Susam Sokağı, bugün İstanbul’da, Ataşehirli sanatseverlerle buluşacak. Mustafa Saffet Kültür Merkezi’ndeki etkinlik saat 13:00’te başlayacak.
Bir zamanlar TRT’nin klasikleri arasında yer alan Sesam Street orijinal adıyla Susam Sokağı’nın tiyatro uyarlaması, 120. kez seyirciyle buluşacak.
Volkan Taha Şeker’in yazıp yönettiği oyunun başrollerini Gürcan Ali Gül, Cemil Aydın ve Gizem Genç paylaşıyor. Cengiz Hamamcı, Recep Günay, Atilla Gönültaş ve Serkan Arslan’ın canlandırmalarıyla Edi, Büdü, Kırpık, Minik Kuş, Zeki Kurbağa ve Kurabiye Canavar’lı Susam Sokağı seyircilerden tam not alıyor.
Oyun Neyi anlatıyor?
Kardeşliğin ve sevginin sokağı olan Susam Sokağı’nda bu defa istenmeyen bir olay yaşanır. Kırpık’ın, Minik Kuş’a emanet ettiği balonu kaybolur. Edi ve Büdü de üzerlerine düşen görevi yaparak balonu aramaya koyulurlar. Ancak beklenmedik şekilde Kurabiye Canavarı ortaya çıkar ve balonu, kurabiye sanıp yemek ister. İşler karışır… Tahsin Usta üzerine düşeni yaparak balonu bulabilecek mi? Seyircilerimizin yardımı olmadan biraz zor görünüyor.
Oyunda emanet kültürü işlenmektedir.
Susam Sokağı Nisan’da Bursa, Kırşehir, Kirklareli, Siirt ve Kocaeli’de sahnelenecek.

Balakoğlu toprağa verildi

Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Ercüment Balakoğlu, Eyüp Sultan Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.
Bir yıldır dil kanseri ile mücadele eden oyuncu Ercüment Balakoğlu, geçtiğimiz gün tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Balakoğlu için bugün ikindi vakti Eyüp Sultan Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene Balakoğlu’nun yakınları, arkadaşları, sevenleri ve en son çalıştığı Temaşa Tiyatrosu’nda oyunculuk yapan öğrencileri katıldı. Törende eşi Mukadder Özdemir, oğlu Barış ve kızı Özgür taziyeleri kabul etti.
*”En çok turne yapan oyunculardan biriydi’*
Balakoğlu’nun yıllarca beraber sahne aldığı tiyatrocu arkadaşlarından Sabahat Adalar, “Tiyatroda onun eşini oynadım. Onunla aynı sahneyi paylaşmaktan çok mutluyum. Tiyatro büyük bir ustasını kaybetti. Nur içinde yatsın” derken bir diğer oyuncu arkadaşı Esma Gül Meliktan ise,” Ercüment çok güzel bir insandı. Hayatı çok seven bir insandı.Herkesi çok severdi. Bir arkadaşımızı daha kaybettik”dedi.
Uzun yıllar birlikte çalıştığı Yaşar Ayvacı ise, “Ercüment abi Türk tiyatrosunun en önemli oyuncularından bir tanesi. Türk tiyatrosunda en çok turne yapmış, en çok oyun oynamış oyunculardan bir tanesiydi. Ayrıca kendisi şive, ağız üstadıydı” diye konuştu.
Ercüment Balakoğlu, cenaze namazının ardından Yeni Ayazağa Mezarlığı’nda toprağa verildi.

İKSV’den müjde

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) 1989 yılında düzenlemeye başladığı ve 2002 yılından bu yana iki yılda bir gerçekleştirilen İstanbul Tiyatro Festivali bu yıldan itibaren artık her yıl düzenlenecek. 21. İstanbul Tiyatro Festivali, 13-26 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festival, bu yıl Türkiye’den ve yurt dışından çeşitli oyun, dans, performans ve yan etkinliklerden oluşan zengin bir programla tiyatroseverlerle buluşacak.
21. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı 27 Eylül Çarşamba akşamı 18.30’da Zorlu PSM Sky Lounge’da yapılacak bir basın toplantısıyla açıklanacak.

Devlet Tiyatroları perde açıyor

DEVLET Tiyatroları, 2017-2018 tiyatro sezonunu 1 Ekim’de açacak.
Devlet Tiyatroları, William Shakespeare’den “Romeo ve Juliet”, John Steinbeck’den “Fareler ve İnsanlar”, Lev Tolstoy’dan “Anna Karenina”, Haldun Taner’den “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı”, Turgut Özakman’dan “Bir Şehnaz Oyun” ve Tarık Buğra’dan “Osmancık”ın da aralarında olduğu yerli ve yabancı yaklaşık 160 oyunu 1 Ekim’den itibaren seyircilerle buluşturacak. İlk turda 13’ü yerli 18’i yabancı olmak üzere toplam 31 oyun prömiyer yapacak.
ANKARA’DA 7 YENİ OYUN
Devlet Tiyatrolarının ilk tur repertuarında en fazla yeni oyun Ankara’da sahnelenecek. Ankara Devlet Tiyatrosu 2017-2018 tiyatro sezonuna 7 yeni oyun ile başlayacak. Ankara sahnelerinde seyirciyle buluşacak yeni oyunlar şunlar:
“İkinci Katil”, “Osmancık”, “Şempanzeler”, “Yedi Kocalı Hürmüz”, “Muhteşem Diva”, “İhanet” ve “Anna Karenina”.
İSTANBUL, 5 YENİ OYUNLA SEZONA “MERHABA” DİYECEK
İstanbul Devlet Tiyatrosu yeni sezonda 5 yeni oyunla perde açacak. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Nejat Birecik’in daveti üzerine İstanbul’a gelen Makedonya Ulusal Tiyatrosu Genel Müdürü Dejan Projkovski de William Shakespeare’in “Romeo ve Juliet” adlı oyununu 10 Ekim’de sahneye taşıyacak. Ray Cooney’in yazdığı ve Haldun Dormen’in sahneye koyacağı “Karmakarışık”ın yanı sıra “Bayrak”, “Günün Çorbası” ve “Avrupa” da İstanbul seyircisiyle buluşacak yeni oyunlar arasında bulunuyor.
YURTTA DA YENİ OYUNLAR SAHNELENECEK
Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Nejat Birecik’in yönettiği “Öfkeyle Bak Geriye” ve “Sandalım Kıyıya Bağlı” adlı oyunların İzmir’de prömiyerini yapacak olan Devlet Tiyatroları, Bursa’da “Köprüdeki Adam”ı, “Antrikot”u ve “Puntila Ağa ve Uşağı Matti”yi, Adana’da “Fareler ve İnsanlar”ı, Diyarbakır’da “İki Bavul Dolusu”nu, “Savaş Alanı Gibi Kadın”ı ve “Bir Şehnaz Oyun”u, Konya’da “Elmadaki Barış”ı ve “Bit Yeniği”ni, Erzurum’da “Pinokyo”yu ve “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı”nı, Van’da “Nikah Kağıdı”nı ve “Zambak Limanı”nı, Sivas’ta “Leyla ile Mecnun”u, Antalya’da “Deli Dumrul”u ve “Riviera”yı ve Trabzon’da “Leblebici Horhor”u seyirciyle buluşturacak.

MAVİ KUMPANYA, KÜREK OYUNUYLA SAHNEDE

Mavi Kumpanya’nın iddialı oyunu KÜREK, 4. sezonda da seyirciyle buluşmaya devam ediyor. Volkan Taha Şeker’in yazıp yönettiği, Ece Şeker’in yardımcı yönetmenliğini üstlendiği KÜREK, 7 Ekim’de Silivri’de seyirciyle buluşacak.
Kürek sezon boyu İstanbul ve Anadolu’da seyirciyle buluşacak.
Oyuncular
Gürcan Ali Gül
Esma Yavuz
Cemil Aydın
Birben Akbulut
Eyüp Fındık
Burak Kirpik
KÜREK NEYİ ANLATIYOR? .
“Yalan yalanı doğurur, doğru doğruyu.
Şüphe kalleştir ama doğrulukla kalleştir.” Amerika’dan gelen (!) Babür ve Yonca, yıllar sonra köylerini ziyaret ederler. Bu sırada köylülerine, değiştikleri imajını vermeye çalışırlar.Zaman geçer ve tüm köy, Amerika’dan gelen misafirlerden dolayı karnaval alanına döner.  Köylü çift Peyami ve Algın yer yer Amerikalı misafirleri karşısında ezilse de büyük oyunu Bekçi Korkut ifşa edecektir.

OKAN BAYÜLGEN TİYATRO AÇIYOR

Uzun süredir ekranda olmayan Okan Bayülgen, Bodrum’da babadan kalma yerlerine mekân açarak, kazandığı parayı sahneye yatıracak.
Son bir yıldır Bodrum’daki mekânı Dada Salon’u işleten Okan Bayülgen, dijital yaşam dergisi GZone’a konuştu. 25 yıldır televizyon dünyasında yer alan şovmen,  Bodrum’da babadan kalan yerleri olduğunu ve bu yerleri kiraya vermeyerek, 16 yıldır kapalı tuttuğunu söyledi. Bayülgen bu yerlere, fotoğraf ve video stüdyosu açacağını, mandalina bahçesinde ise organik tarımı, sanatla birleştirebileceği mekânlar yapacağını belirtti. Şovmen, ayrıca , İstanbul’da da ‘Kabarett Dada’ adında bir tiyatro açma hazırlığında olduğunu müjdeleyerek, “Sahneye yatırım yapacağım. ‘Kabarett Dada’da müzikli kabareler ve polisiye oyunlar olacak” diye konuştu. ‘Geri zekâlı gibi davranmadım’
Talk show denilince akla gelen ilk isimlerden olan şovmen, “Talk show’lar bir süre sonra kendi özel seyircilerini yaratıyor. Beni bir kere ya da üç kere izleyen bir seyirci pek yoktur, mutlaka yıllarca izlemiştir, çok bağlanmıştır, abone olmuştur. Bu düzenli seyirci, benim şaka yapışımı da, ciddi konuşmamı da anlıyor. Daha büyük bir kitleye ulaşmak için geri zekâlı gibi davranan bir sanatçı ya da sunucu değilim” dedi.

BABA SAHNEDEN, “BİR BABA HAMLET”

Ünlü oyuncu Şevket Çoruh’un geçtiğimiz yıl büyük emeklerle İstanbul’un kültür ve sanat hayatına kazandırdığı Baba Sahne yeni sezonu 6 Ekim 2017, Cuma günü, kendi prodüksiyonu olan “Bir Baba Hamlet” oyunuyla açacak! Yine kendi prodüksiyonu “AşkÖlsün” oyunu ile farklı tiyatro gruplarının oyunlarına ve renkli konserlere de ev sahipliği yapacak olan Baba Sahne’nin biletleri gişede ve babasahne.com’da sanatseverleri bekliyor.
Şevket Çoruh ve Murat Akkoyunlu’nun birlikte rol aldığı, yönetmenliğini Emrah Eren’in yaptığı “Bir Baba Hamlet”; 6, 7, 20 ve 21 Ekim 2017 tarihlerinde Baba Sahne’de seyirciyle buluşacak. Tiyatro yapma aşkının baş döndürücü güzelliği ile aptallaştırıcı büyüsüne ayna tutan oyun; Sebastian Seidel’in, komik olanın tadını çıkaran özgün metni, Yücel Erten’in usta işi çevirisi ve Baba Sahne’nin babacan yorumuyla bu toprakların tiyatro geleneğine de göz kırpıyor.
Günay Karacaoğlu’na tek kişilik muhteşem performansıyla 42. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü getiren “AşkÖlsün” ise; sevmek ve sevilmek üzerine kurgulanmış trajikomik bir hayat hikayesi. Murat İpek’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği kahkaha dolu tek kişilik “AşkÖlsün”, 13, 14, 27 ve 28 Ekim 2017 tarihlerinde Baba Sahne’de tiyatroseverlerle buluşacak.
Sezon içinde sahneleyeceği yepyeni oyunlarının hazırlıklarını da sürdüren Baba Sahne ekim ayı boyunca ayrıca; tiyatroadam, B Planı, Yolcu Tiyatro, Altıdan Sonra Tiyatro gibi toplulukların oyunlarına, “Two Tenors” adlı müzikli gösteriye ve sürpriz konserlere ev sahipliği yapacak.